7 Temmuz 2021 Çarşamba

En iyi uyku dağıtma yöntemleri

 Uyumak beden sağlığımız için en önemli faaliyetlerden biridir. Her ne kadar yan gelip yatıyormuş gibi görünsek de uyumak da önemli bir iştir. Daha dengeli ve sağlıklı bir hayat sürebilmek için uyku düzenimize dikkat etmeliyiz. Gün boyu gereken enerji ve zindeliğe ancak uykumuzu tam olarak alırsak ulaşabiliriz. İyi bir uyku bizi daha dirençli tutar.


Ama gerek sosyal hayatın gerekse iş hayatının getirdiği bazı zorunluluklardan dolayı uykusuz kalmış olabiliriz. Gece mesaileri yapanlar, geç saatlere kadar TV izleyip oyun oynayanlar ya da yerini bebek sahibi olanlar en çok uykusuzluk çeken kimselerdir. Özellikle geceyi uykusuz geçirdiyseniz ve gün boyu yoğun bir mesai sizi bekliyorsa uykusuzluğun etkisiyle zor anlar yaşayabilirsiniz. Bu zor anlarda uykunuzu dağıtmak, ve işinize konsantre olabilmek için size öreceğimiz birkaç basit yöntem ile kolayca uykunuzu kaçırabilir, rahatça işinize devam edebilirsiniz.

Uykuyu kaçırma yöntemleri

  1. Bir bardak demli çay için. Çayınız şekersiz olsun. Daha iyi etki eder.
  2. Aynı şekilde bir fincan şekersiz kahve de sizi kendinize getirir.
  3. Eğer ağır bir yemek yediyseniz kiraz şeftali veya erik gibi meyveleri tüketerek hazmı kolaylaştırabilirsiniz. Bu da uykunuzun dağılmasını kolaylaştırır.
  4. Bir bardak limonlu şekersiz su da uykunuzu açacaktır.
  5. Odanızı havalandırın, bol bol oksijen alın.
  6. Ayağa kalkın ve müsait bir yerde squad egzersizi yapın. Bu egzersiz hoplayıp zıplamadan kalp atışınızın hızlanmasını sağlar. Açılırsınız.
  7. Elinizi yüzünüzü soğuk suyla yıkayın.
  8. Soğuk bir duş alın veya sıcak su ile yıkandıktan sonra soğuk suyla kendinizi şoklayın(Kalbinde sıkıntı olanlara önerilmez.)
  9. Merdiven çıkın ve inin.
  10. Eğer kalbinizde ritim bozukluğu vs rahatsızlıklar varsa en iyi yöntem izin alıp dinlenmeye çekilmektir.
  11. Ortam ışığınız artırın. Loş ortamda oturmayın.
  12. Uygun biri varsa sizi gıdıklamasını isteyebilirsiniz.
  13. Komik hikayeler okuyun ya da komedi içeren bir video izleyin.
  14. Ayağa kalkın ve uygun bir yerde kol, bacak ve sırt kasları için esneme egzersizledir yapın.
  15. Uykuyu dağıtmanın en hızlı ve ilaçsız yöntemi nefesi tutmaktır. Elinizle ağzınızı burnunuzu kapatın ve olabildiğinde uzun süre o şekilde nefes almadan bekleyin. Bünyeniz bir süreden sonra panikleyecek ve sizi nefes almaya zorlayacaktır. Bu esnada uykunuz hemen dağılır. Bilinen en hızlı ve doğal uyku dağıtma yöntemi nefesi tutmaktır.

3 Şubat 2021 Çarşamba

Vefat Eden SGK Emeklisinin Maaşı Eşine Nasıl Bağlanır?

Vefat eden SSK emeklinin maaşının %75'ine kadarlık kısmı geride kalan eşine bağlanabilir.

Bunun için,

1- Notere gidip veraset(mirasçı) ilanı alınır.
2- En yakın SGK'ya gidilir ve Emeklilik Ölüm Servisine müracaat edilir.
3- Servisten alınan form doldurulur ve Emeklilik Ölüm Servisine verilir.

 Dul/yetim maaşı takrini 1, 1.5 ay içinde bağlanır.

Formu doldururken maaşın yatırılacağı bankayı seçmeyi unutmayın.

Önemli not:
Ölen emeklinin maaşının bağlanacağı kişi forma imza atacağı için mutlaka başvuru esnasında orada bulunmalıdır.

22 Ocak 2018 Pazartesi

Aşırı Kaygı, Endişe ve Korku Duymak

Bu yazıda çok büyük bir problem olan aşırı kaygı ve endişe hastalığından sözetmek istiyorum.

İsminiz söylendiğinde heyecanlanıyor musunuz? İnsanlarla konuşurken sözcükler aklınızdan uçuyor, ne söyleyeceğinizi unutuyor musınız? Konuşma sırası size geldiğinde heyecan duyuyor musunız? Konuşurken ya da birileriyle bir iş yaparken sürekli hata yapma korkusu yaşıyor musunuz? Sürekli aşırı bir kaygı ve baskı altındaymışsınız gibi bir hissiyatı yaşıyor musunuz? Kaygı verici ortamdan uzaklaşsanız bile göğsünüzdeki sıkışma hissi, heyecan ve sıkıntı devam ediyor mu?

Yukarıdaki sorulardan bir veya birkaçı için evet diyorsanız ve bu sıkıntılsrı hemen her gün bir veya daha çok kez yaşıyorsanız sizde de aşırı kaygı hastalığı peydah olmuş demektir.

12 Aralık 2016 Pazartesi

Hayat Kurtaran Bilgiler : Soğan Kokusundan Hemen Kurtulun

Ağızdaki  Soğan Kokusu Nasıl Giderilir? 

Ağız kokusuna çözüm
Öğlen vakti şöyle güzel bir ziyafet çekelim dediniz. Kendinize bol kebaplı lahmacınlu bir sipariş verdiniz. Salatalar, mezeler soğanlar havalarda uçuştu. Güzel yemek üstüne bir de künefe gömdünüz. Çok  mutlusunuz. 

Ofise döndünüz. Birden telefon geldi. Patron geliyor bir şeyleri denetleyecekmiş. Eyvah!! Olamaz Ağzınız zehir gibi soğan sarımsak kokuyor. Birazdan patron ve müşteriler gelecek ve belki de sıcak havda ter kokusu ile karışık soğan kokusu herkesi tiksindirecek. 

Diş fırçalamak ağızdaki soğan kokusunu gidermek için ilk uygulamanız gereken işlem

En kötüsü patronunuza ya da şefinize kötü görüneceksiniz. Hakkınızda ne terbiyesiz, seviyesiz, düşüncesiz insan diye düşünecekler. Belki de o kadar insan içinde ağınızdaki soğan sarımsak kokusundan dolayı azar işiteceksiniz. Küçük düşeceksiniz. Hemen korkuyla çekmecedeki naneli diş macununa sarıldınız. Derinlemesine bir diş fırçalama işlemi. Siz fırçayı vurdukça adeta dişleriniz isyan ediyor. Bir kez yetmez deyip iki defa fırçalıyorsunuz. 

Naneli sakız da soğan kokusunu bastırır
Ofise tekrar dönüyorsunuz ve ilk konuştuğunuz stajyer kız: "İyyyk leş gibi soğan kokuyorsunuz" diye feryadı basıyor. Naayır nolamaz. Hala soğan kokusu devam ediyor. Belki o gün aklınızda bunu yemek yoktu ama arkadaşınıza uydunuz yediniz soğanı sarımsağı şimdi etekleriniz tutuştu. Hala geçmiyor soğan kokusu. En keskin naneli sakızı alıp çiğnemeye başlıyorsunuz.

Ama o yediğiniz soğan o kadar keskin ve acı ki tüm paketi çiğneseniz de bu kokudan kurtulamazsınız. Ne yapmak lazım? Az kaldı patron gelecek ve hızlı bir çözüm bulmalı.Arkadaşını öğle yemeğindeki salatadan kalma maydonozları getiriyor çiğniyorsunuz aceleyle ama yetmiyor imdaaaat biri beni kurtarsın naapmam lazım?? 



Sorun şu ki siz soğan yediniz yani kokunun kaynağı içinizde. Bu sebepten yüzeysel gizleme çabaları başarısız oluyor. Ya içinden çıkaracaksınız o kadar güzel yemeği ki bunu tavsiye etmiyorum ya da içeri o kokuyu bastıracak başka bir şey göndereceksiniz.

Minik bir kutu süt sizi ağızdaki soğan kokusundan kurtarabilir
İşte tam da bu noktada tüm beyazlığı temizliği ve saflığıyla çocukluğunuzdan kalma eski bir dost imdadınıza yetişiyor. Bir bardak süt. Evet yanlış duymadınız bir bardak süt. Soğanlı sarımsaklı bir yemeğin üstüne dişlerinizi fırçalayıp ağzınızı iyice çalkaladıktan sonra Bir bardak sütü ağzınızı çalkalayak içerseniz ağız kokusundan kurtulursunuz. Hem de hemen. Anında!. Sonrasında bir tane naneli sakız çiğneyip esansı da dengeledim mi artık patronla ve onun o çok saygıdeğer müşterileriyle görüşmeye hazırsınız. Unutmayın soğan kokusu terle vücudunuza da çıkar.  Bu yüzden kolonya ile elinizi yüzünüzü boynunuzu bir güzel silin ve varsa bir deodorant ya da hafif bir parfüm sıkın.




Tebrikler artık hazırsınız. Bir sonraki hayat kurtaran bilgide görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın

26 Kasım 2016 Cumartesi

Yaşlanmaya Çözüm Bulunacak

Sürekli Genç Kalmak Aslında İmkansız Değil


Yaşlanıyoruz. Her geçen günle birlikte vücudumuz biraz daha yaşlanıyor ve zayıflıyor. Gelişme dönemini bitiren her birey için bu kaçınılmaz bir durum. Yaşadığımız hayat, geçen hayat bizim elimizden gençliğimizi ve sağlığımızı yavaş yavaş alıyor. Geri dönüşü olmayan tekyönlü bir dönüşüm bu. Zaman geçiyor ve yeni gelen nesil yanında siz biraz daha ihtiyar biraz daha eskimiş yıpranmış görünüyorsunuz. O tazelik ve dinçlik gidiyor siz fark etmeden.

Gençleşmek


Peki hiç mi şansımız yok. Bu dönüşümü durduramaz mıyız? Aslına bakarsanız ölümden başka her şeyin çaresi vardır hayatta ama arama gerek. Bir takım ilaçlar ve kontollü/bilnçli bir yaşam tarzı ile yaşlanmanın az da olsa önüne geçilebilir. Ancak sonuç kaçınılmazdır. Yaşlanmak ttcrübe kazanmak her ne kadar iyi bir şey olsa da vücudun güzünü kaybetmesi ve zamanla başkalarına muhtaç hale gelmek bir insan için en kötü durumlardan biri. Bunu daha yakından görmek isterseniz eğer bir huzur evine gidin ve geleceğinize gözlerinizle şimdiden tanık olun.

Genelden tıbbın icat ettiği çözümler yaşlanmayı yavaşlatma üzerine ama aslına bakarsanız sorunu çözebilmek için daha derine inmek gerek. Gözler ve beyin hariç tüm hücreler belirli aralıklarla yenilernir insan vüvudunda. Yani her sene aşağı yukarı yeni br insan olursunuz. Ama sorun bu yeni insanın eskisine göre daha yaşlı olması. Biriken yıllar da yaşlanmayı beraberinde getiriyor. Sonuç olarak hücreler yeni olsalar da yaşlı bir insan hücresi oluyorlar. 

Hücreler yeni ise gençlik nerede?

Sorun hücre yenilenmesi sırasında oluşuyor. Vücudumuzdaki yenilenen her hücre bu işlemi eski hücreyi baz alarak yapar. Sonuçta eski hücreden olur yenilenme. Ancak bu durumda oluşan hücreler yıpranmış bir hücrenin oluşturduğu hücreler olduğundan orijinal hücrenin gençlik haline benzemekten çok daha farklı bir biçime bürünür. Zaman içinde bu farklılık artar ve yaşlanma etkisini gösterir.

Bu sürecin oluşumunda en büyük pay hücredeki DNA ve RNA moleküllerinde. Sanki onlar bir araya gelip biyaolojik bir saat oluşturuyorlar. Bölünme esnasında her ne kadar DNA'nın tam bir koyası oluşturulsa da RNA ile birlikte oluşturdukları sistem sanki amanı sayıyor. Sanki bir önceki hücrenin zaman bilgisi bir saonraki hücrelere de aktarılıyor. Sonuç olarak yaşlanma gerçekleşiyor.

Çözüm Nanoteknoloji mi?

Nano teknooji metrenin milyarda biri boyutunda yapılan çalışmalardan oluşmış bir bir uygulama teknolojisi. Kullandığımız elektronik cihazlardan kendi kendine temizlenen yüzeylere, kir tutmayan kumaşlara kadar pek çok alanda mükemmel çözümler sunan bir teknoloji. Yeni bir teknolıjik çığır ve insanoğlunun yeni umudu. Daha güzel bir geleceğie açılan bir kapı adeta. Belki ilerde nanoteknolojik gelişmeler sonucunda hücre yenilenmesinde meydana gelen hatalar, kanser hastalığı ve vücudun yaşlanması gibi pekçok problemin cevabı bu yeni teknolojiyle birlikte gelecek. Artık yaşlanmayacağız. Kimse elden ayaktan düşmeyecek. Belki bu dönüşümü tersine de çevirme imkanımız olacak. Yaşlı insanlar bir tedavi ile gençliklerine kavuşacaklar. Kimbirli belk bir gün bunu da göreceğiz

1 Kasım 2016 Salı

Mutlu Bir Hayal

Mutlu Bir Hayal

Plaza Camı
Plaza camından dış taraftan bakıldığında gri mavi bir camın ardında masa başında sıkılgan ve donuk bir ifadeyle çalışan birisin. En azından camı şu an silmekte olan adam seni dışarıdan böyle görüyor.

Kasım Ayı hava güneşli olsa da soğuk.

Sessiz bir ortamda klavye tıkırtısı ve arada çalan telefon sesinden
başka hiçbir şey yok. Bunalıyorsun. Aynı gün içinde senden bir milyon kat daha fazla para kazanacak bir adamın servetini katlamak için yollar düşünüyorsun. Bitirilmesi gereken işler ensende


Biraz rahatlamaya mı ihtiyacın var? Belki bunları okumak sana iyi gelir.


Hayal et:
Masada oturmuyorsun yerde uzanıyorsun. Uzandığın yer ılık ve yumuşak. Ama arkanda hissettiğin şey yatak değil

Tane tane pütürlü bir şey. Evet kuma uzanmışsın. Kendine ve etrafa bakınıyorsun.Her yer kum. Üstünde iş elbisen yok. Sadece ince kısa bir şeyler giymişsin. Kafanı yukarı kaldırıyorsun. Gökyüzü masmavi. minik bulutlar yavaş yavaş süzülüyor mavi sonsuzlukta.



Birden o bulutları taşıyan ılık meltemi hissediyorsun üzerinde. Esen rüzgar kumlanmış ayak parmaklarının arasından bacaklarını sıyırarak giysilerinin içine işliyor. Ilık ve taze meltem vücudunu sarıyor.

Hafiften ürperiyorsun. Sıcak hava ile birlikte bu ürperti çok hoşuna gidiyor.

Esen meltem burnuna taze yosun ve tuz kokusu ile karışık bilindik bir koku getiriyor. Evet denizin kokusu bu. Karşıya, önüne baktığında masmavi bir denizin kıyıya vuran dalgacıklarla beyaza boyanmış sahilini görüyorsun. Dalgaların sesi çınlıyor kulaklarında.

Denizin üstünde kocaman albatroslar çığlık çığılığa pike yapıyorlar. Ama sesleri seni rahatsız etmiyor. Huzur dolu sıcak bir ortamdasın
Sahil Kenarı

Kalkıp yürüyorsun yumuşak kumun üstünde. İncecik kum taneleri her adım attığında ayak parmaklarının arasına giriyor.

Yürürken ayaklarına masaj yapıyor. Sağ ayağını kaldırıp altına bakıyorsun. Ayakkabından dolayı topuğunda biriken kalınlaşmış deri katmanları artık yoklar.

Kumada yürümek hepsini alıp götürmüş. Ayakların yenilenmiş. Tüm vücudun yenilenmiş. Denizde yüzmekten ve kumlarda koşuşturmaktan kasların iyice gerilmiş. Kendini daha diri hissediyorsun. Daha rahat ve derinden nefes alıyorsun.

Deniz kenarında, sahilde kumlar üzerinde yürüyerek palmiye ağaçlarının arasına giriyorsun. Gölgede iki ağaç arasında hamak kurulmuş içinde yumuşak ince bir minder var.

Hamağa uzanıp hafiften sallanarak palmiye dallarından sızan gün ışığını, mavi gökyüzünü ve beyaz bulutları izliyorsun.

Kulağında dalgaların sesi. Bir ayağın hamaktan dışarı sarkmış. Meltem şimdi altından esiyor. Derin ve huzurlu bir uykuya dalıyorsun

Artık mutlusun...

Neler hissettiniz? Lütfen yorum yapın.

5 Eylül 2016 Pazartesi

Şeker Hastalığı Nedir?

Diyabet Şeker Hastalığı Nedir?


Bu dünyadaki diğer tüm canlılar gibi biz insanlar da hayatlarını sürdürebilmek içn enerjiye ihtiyaç duyarız. Bu enerjiyi hepimizin malumu yediğmiz yiyeceklerden karşılarız. aldığımız besinler vücudumuzda sindirim sistemi tarafından glukoz adı verilen bir şeker türüne dönüştürülür. Bu şeker türü kan ile tüm hücrelerimize ulaştırılır. Hücrelerimizin besinlerden faydalanabilmesi için bu şarttır. Yani yaşamak içn glükoza ihtiyaç duyarız.

Ancak sadece glükoz şekerinin kanda bulunması yeterli olmuyor. Kandaki glukozun hücrelere taşınabilmesi pankreasın ürettiği insülin adı verilen bir hormonun sayesinde gerçekleşebilmektedir.

Eğer kanınızda yeterli miktarda insülin hormonu bulunmuyorsa yani pankreasınız olması gerektiği kadar insülin üretemiyorsa kanınızdaki şeker oranı yükselir ve bu yükselen şeker size zarar vermeye başlar.

Kanda dengelenemeyen şeker miktarı ve yeterli üretilemeyen insülin hormonu Şeker Hastalığı diye bilinen Diyabet hastalığının sebebidir.

Şeker Ölçme Cihazı

Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  • Sürekli olarak susamak ve çok miktarda su içmeye başlamak.
  • Sık sık idrara(küçük abdest) çıkmak.
  • Sürekli yorgunluk ve zayıflama-kilo kaybetme.
  • Kesiklerin ve yaraların geç iyileşmeye başlaması.
  • Sık sık enfeksiyonlara yakalanmaya başlamak.
  • Görme bozuklukları.
  • Cildinizde kuruma ve kaşıntılar.
  • Karıncalanma ve his kaybı

6 Mart 2016 Pazar

Yogayla Gençliğe Yeniden Kavuşun

Bu yazıyı bir pazar öğleden sonrası yaklaşık bir saatlik yoga(daha doğrusu yoka) çalışmasını yaptıktan sonra yazıyorum. Bir saattir egzersizler yapmama rağmen en ufak bir yorgunluk bile hissetmiyorum. Zindeyim, kaslarım hem gergin ve diri hem de bir saat öncesine nazaran çok daha esnek. Bir saat önce 35 yaşında bezgin yorgun, tüm haftanın yükü hala sırtında duran pili bitmiş bir insanken; şimdi kendimi en az beş yaş gençleşmiş zinde sağlıklı ve enerjik hissediyorum. Her yoga yapışımda aynı mutluluk ve sağlık hissi kaplıyor bedenimi. Sanki kaybettiğim gençlik bana geri verilmiş gibi. Nefes alışım daha derin ve rahat. Hayattan daha çok zevk alıyorum. Hareket etmek bir şeyler yapmak bana daha kolay geliyor. Anlayışım görüşüm de açıldı sanki. Dünyayı daha berrak görüyorum.


Aslına bakarsanız her tip spor programını denemişimdir şimdiye kadar. Body building, boks, aerobik, yüksek tempolu egzersizler(HIIT) koşu yürüyüş vs hepsi... Ama hiçbiri yoga kadar etkili ve rahatlatıcı olmadı. Her ne kadar kilo verdirmese de bana hissettirdi gençlik ve tazelik duygusu yoga yapmak için harcadığım bir saate değiyor.


Yoga yapmanın pekçok faydasını gördüm.
Kaslarım daha esnek ve zinde ; ayrıca bedenime hiç olmadığım kadar hakimim.
Eklemlerim daha rahat hareket ediyor daha atik ve esnek hareket edebiliyorum.
Yorgunluk hissetmiyorum enerjim tüm gün boyu yetiyor. Aslında yoga egzersizlerinin temel faydası da bu. Tüm gün boyunca eklemlerinizde biriken enerjiyi vücudunuza eşit olarak dağıtıyor ve enerji dengenizin kurulmasını sağlıyor. Kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Zihinsel açıdan da performansınız artıyor. Gereksiz kötü düşüncelerden arınıyorsunuz zihniniz rahatlıyor. Yoga yaparak daha genç zinde ve mutlu oluyorsunuz. Şahsi kanaatim bu yönde. Yoganın çok faydasını gördüm ve herkese tavsiye ediyorum

1 Ocak 2016 Cuma

Rüyada Yankesici Görmek Tabiri

Rüyamda Bir Yankesici Tarafından Soyuluyordum.


Rüyasında yankesici tarfından parasının ya da değerli bir eşyasının çalındığını gören bir kimsenin, günlük yaşamında sıkca tekrarladığı hatalı davranışlar vardır. bu yankesici rüyaları uyarı mahiyetindedir ve yankesici rüyasını gören kişiler mutlaka hayatlarına bir çeki düzen vermelidirler. Eğer böyle bir rüya gördüyseniz, bir yere oturun ve yaptığınız işleri düşünün. Hal ve hareketlerinize dikkat edin.Hatalı bir davranışınız varsa bundan vazgeçin.

Rüya Görmek
Rüyalar insan aklının bir parçasıdır. Gündüzün yaşadığımız olayların gölgesi düşer çoğunlukla rüyalarımıza. Bilincimiz açıkken tamamlayamadığımız şeyler birikir ve uyku başlayıp da bilicimiz devre dışı kaldığı zaman  bu sefer birikmiş olan ya da gün boyu arkaplana attığımız, unuttuğumuz, Unutmak istediğimiz her şey, her konu, her olay beyin tarafından tekrar işlenir ve bunun bir etkisi olarak rüyalar görürüz. bu sebepten rüyada gördüğümüz şeylerin anlamlarını öğrendikten sonra bu anlamların, önceden yaşadığımız olaylarla ilgisini mutlaka araştırmalıyız. Çünkü rüyada gördüklerimiz geçmişte yaşadığımız olayların bilinçaltına atılmış ve farkedemediğimiz ayrıntılarının bir sonucudur. Unutmayın rüya ile amel olunmaz. Ancak rüya tabirinden çıkardığınız anlam ile geçmişte yaşadığınız olaylar arasındaki bağlantıyı kurabilirseniz, geleceğe ışık tutabilirsiniz.

Rüyada Dağ Keçisi Görmek

Rüyada Dağ Keçisi Görmek Yorumu


Rüyada Dağ Keçisi Görmek
Rüyada görünen dağ keçisinin manası :
Rüyadaki dağ keçisi kişilik sahibi olmaktan uzak, şahsiyetsiz ve ahlaksız birine işaret eder. Gece uyurken rüyasında Dağ Keçisinin etinden yediğini gören bir kişi devletten bir haber alır. dağ keçisi bu şekilde tabir olunur

20 Aralık 2015 Pazar

İşyerinde Rahatlamanın En Kısa Yolu

Rahatlatan Manzara Resmi


Diyelim ki günlük iş hayatınızda zor zamanlar geçirmektesiniz. Sürekli aynı hataları tekrarlıyorsunuz. Şefinizden azar bile işittiniz. bir tasarımcısınız belki de ama yeni özgün ya da güzel bir şey üretemediniz. Üretkenliğiniz durdu. ya da bir muhasebeceisiniz: faturaları müşteri hesaplarını düzenlerken sürekli hatalar yapmaya başladınız. Bir türlü işinize odaklanıp sorunları halledemiyorsunuz. Acaba kafam mı durdu diye düşünmeye başladınız. Şefimin/yöneticimin kastettiği kadar aptal ve dikkatsiz miyim acaba? Ne oldu bana?

Merak etmeyin size bir şey olduğu falan yok. Ne aptalsınız; ne aptallaştınız ne de dikkatsizsiniz. Sadece zihniniz falza doldu. Aşırı yüklemeden düşünceleriniz bulanıklaştı. Bunun üstüne de stres eklenince hatalar birbirnin ardı sıra gelmeye başladı tabii ki. Peki ben nasıl rahatlarım?

Zihnim Aşırı doldu ne yapmalıyım? Zihnimi boşaltmak için ne yapmalıyım?


İşyerindeyseniz eğer yoğun çalışma temposunda zihninizi boşaltıp tekrar işe dönebilmek için çok kısa bir zamanınız vardır. Çoğu kez bir psikoloğa gitmeye ne zaman ne de fırsat bulabilirsiniz. Zaten mesai bitene kadar bir yere gidemezsiniz. İşi de tamamlamak zorundaysanız eğer ruhsal açıdan rahatlayıp tekrar işe dönebilmek için bazı yararlı teknikleri uygulamalısınız.

 Öncelikle burundan derin bir nefes alın. Nefes alışınız ve verişiniz aşağı yukaru 30 ila 45 saniye kadar sürsün. Birkaç kez bu şekilde nefes alın ve verin. Eğer imkanınız varsa bu işlemi rahatlatıcı bir müzik eşliğinde yabapilisiniz. Ayrıca bu esnada bilgisayar ekranına ferah bir manzara resmi koyup bi süre bakmak da iyi gelecektir. Çok geçmeden 5 dakika içinde kafanızdaki düşünceler yumağı çözülecek ve siz de rahatlamış olarak işinizin başına dönebileceksiniz. İş yerinde kafayı boşaltmanın en kısa yolu budur.

Yazıyı bitirirken rahatlatan bir müzik tavsiyesi de edeyim buyrun dinleyin şifa olsun.


18 Aralık 2015 Cuma

Erkeklik Organı Büyütme Egzersizleri

Doğal Yoldan Erkeklik Organı Büyütme Egzersizleri



  Erkeklik organının ideal boyu ne kadar olmalıdır?

Penis boyu özellikle ülkemizde erkekler için son derece önemli sayılmaktadır. Bazıları penis boyunun büyüklüğü ile övünürken. Yeterince büyük erkeklik organına sahip olamadıklarını düşünen erkekler için bu durum üzücü olmaktadır. Tüm dünyada ortalama penis boyu inikken 9,16cm ereksiyon halinde(kalkıkken) 13,10cm kadardır. normal bir cinsel organ boyu aşağı yukarı bu kadardır. Aslına bakarsanız cinsel organım küçük diye üzülmenin ve bunu kafaya takıp Dismorfofobi hastalığına yakalanmanın pek de manası yok. Önemli olan aslında cinsel ilişki esnasında ne kadar uzun süre ereksiyon halinde kaldığınızdır. Ortalama 10cm uzunluğunda bir organ sağlıklı ve zevkli bir cinsel ilişki için yeterli olmaktadır. Ama yine de penisimi büyütmek istiyorum ama ilaç ya da alet kullanmak istemiyorum Cinsel organımı uzatmak için ne yapabilirim? diyorsanız işte size ilaç ya da alet kullanmadan, organınıza zarar vermeden kendi evinizde kolayca uygulayabileceğiniz basit bir  büyütme egzersizi.

Başlangıç olarak  Bu Egzersizleri haftada iki defa uygulamanız yeterli olcaktır. 


Önce penis boyunu inikken ve ereksiyon halindeyken ölçün ve not edin.

Aynı spor yaparken olduğu  gbi bu egzersizi yapar ken de ısınmanız gerek. Makine soğukken çalışmaya zorlanmasın :)
 
I) Isınma
Isıtmak için ılık suya daldırabilirsiniz ya da ılık suda ıslatılmış bir bezi sıcakken penisinize sarın.  3-5 dakika kadar ısınması için bekleyin. İyice gevşeyin ve ısının. Penisinizi ucundan nazikçe kavrayın v bir dakika kadar gergin durumda bekleyin. Çok fazla germeyin kendinize acı çektirmeyin.


II) Gerdirme
Bir elinizin baş ve işaret parmaklarınızı birleştirerek organınızın ucundan kavrayın ve öne, aşaığya yukarıya sağa ve sola doğru organınızı 10'ar saniye süreyle gerdirin. Her yönde 10 saniye gergin bekleyin ve yavaşça serbest bırakın. bir yöne gerin bekleyin sonra bırakın. sonra dier yöne çekin. ve yine serbest bırakarak gevşemesini sağlayın. Kendinizi çok fazla zorlamayın. Sağlığınızı bozmayın. Bu egzersizi 10 kere tekrarlayın.

III) Döndürme
Organınızı öne doğru gerdirin ve ucunda tutarak tam bir tur gergin olarak döndürün. Yine bu aşamada gerdirme işlemini abartmamaya, Organınızı zorlamamaya dikkat edin. Sonra klinik bir durumla karşılaşabilirsiniz. durup dururken kimse bu sebepten acile gitmek istemez :)


IV) El Masajı
Bu egzersizi erkeklik organınız ısınmadan yapmayın. Masaj yağı kullanmanız tavsiye edilir. Organınız 3/4 (dörtte üç) oranında kalkıkken bir elinizde dibinden tutun diğer elinizin baş ve işaret parmaklarıyla halka yapıp yine penisinizin dib kısmına tuttuğunuz elin hemen önüne kadar getirin. Halka yaptığınız dipten ucuna doğru kaydırarak masaj uygulayın. bu işlemi elleriniz değiştirerek sağ ve sol el için 5'er dakika uygulayın Yine kendinizi çok zorlamamaya özen gösterin. Bu geliştirme egzersizi bittiğinde serbest bırakıp küçülmesini bekleyin.


Not: Burada bahsedilen yöntem kesin bir çözüm değildir. Penis boyunuzun çok küçük olduğunu düşünüyorsanız bir üroloğ başvurmadan bu egzersizleri yapmaya kalkışmayın. Hemen aklınızdan şu geçebilir:

Ben temkinli davranırım, organımı zorlamadan egzersiz yaparım. Doktora gitmeme gerek yok!


diye düşünebilirsiniz. Ama unutmayın konu cinsellik olduğunda insanlar aşırı hırslı ve sabırsız olabiliyorlar. ilk birkaç haftada hayal ettğiniz sonuçlara ulaşamamanız sizi daha ağır egzersizler yapmaya itebilir ve kendinize zarar verebilirsiniz. yine söylüyorum penis büyütme egzersizlerini denemeden önce bir üroloğa gidin. ama ben gitmem diyorsanız siz bilirsiniz sorumluluk size ait.

sağlıklı bir yaşam dileğiyle
evindesaglik.blogspot.com


17 Aralık 2015 Perşembe

Aspirinin Faydaları

Aspirinin Faydaları Nelerdir?


Aspirin hapı, teknik adıyla asetilsalisilik asit. etken maddesi söğüt ağacından üretilen genel olarak baş ağrısı gibi küçük sağık sorunlarında ilk başvurduğumuz tedavi yöntemidir.

Aspirin Hapı

 Ağrı kesici ve ateş düşürücü özellkilerini yanı sıra kan sulandırma  özelliği de bulunmaktadır. Genelde kalp hastaları tarafından günlük olarak az miktarda kullanılır ve kalp krizi rsikini azaltır.

aşırı miktarda kullanılması ölümcül sonuçlara yol açabileceğinden kullanırken en az diğer ilaçlara dikkat edildiği kadar temkinli olunmalıdır. Bu yüzden eğer sürekli kullanılacak ise mutlaka doktora danışılmalıdır

Romatizmal hastalıklarda, baş ve diş ağrısında, siyatik ve adet sancılarının giderilmesinde yardımcı faktör olarak kullanılabilir. Ancak yine buradan vurgulamak istiyoruz. Aspirini bir tedavi aracı olarak kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz

20 Temmuz 2014 Pazar

Rüyada Oruç Tutmak,Oruç Bozmak

Rüyda Tutulan Orucun Tabiri


Oruç rüyası yorumu,

Rüyasında oruç tuttuğunu gören kişi kendisi iyi bir iş yaparken bulur. Kendisini iyiliğe adar. Sabırlı davranacağınıza ve başarıya ulaşacağınıza işarettir. Rüyada oruç tutan kimse namaz kılar ve namazı sürekli olur. Maddi ve manevi olarak yükselir. İyiye işarettir. Rüyada oruç tutan kişinin eğer çocuk sahibi olmak arzusu var ise, bir erkek çocuk sahibi olma ihtimali artar. Rüyada orucunu iftar vakti açan kimse sevince ulaşır ve ferahlar. Rahatlık ve mutluluk onun olur. Eğer iftardan önce açarsa bir yolculuğa çıkar. 

Rüyasında bilerek oruç bozan kimse bir din kardeşinin gıybetini yapar. Eğer yanlışlıkla unutarak oruç bozar ise seveceği güzel bir rızık ile rızıklandırılır. Rüyada Ramazan Ayında oruç tuttuğunu gören kimse hayatta şüphelendiği bir konuda gerçek bilgi sahibi olur. Aydınlanır. Bu kişi Kuran ezberleyebilir. Sevinç ve hayır habercisidir. Şerefi ve itibarı artar. Hastaysa iyileşir. Borcu var ise eda eder.

Rüyasında kaza orucu tutan kimse borcu var ise öder. Kalbine cesaret gelir. Kendisine sıkıntı veren şeylerden kurtulur. İşlediği günahlara tövbe etmelidir., 

Rüyada bir bayram günü oruç tuttuğunu gören bir kimse insanların ayıplayacağı çirkin bir iş yapabilir. Dikkatli olmalıdır. Bunun haricinde sünnet ve nafile orucu tuttuğunu gören kişi hayırlı işler yapa

Not: Her ne kadar bu yazıda rüyada oruç tutmak ve rüyada oruç bozmak ile ilgili yorum ve tabir yapılmış olsa da şunu unutmamanız gerekir.

Rüya ile amel olunmaz, Günlük işlerinizi rüyalara bakarak düzenlemeyin.

2 Mart 2014 Pazar

Sevişmek Ne Kadar Kalori Yakar?

Uzmanların dediğine göre(artık hangi uzmanlar ise bilmiyorum) savişmek saaatte 280 kalori kadar yaktırıyor. Tabii ki bu ortalama biri sayı.

Sadece öpüşmek dakikada 1,5 kalori yakmanızı sağlıyor.

Bu sayılar olaya giren kişi sayısına ve yapılan işin şekline göre değişiklik görsterse de kabaca bir otralama değer olarak kabul edilebilir.

Peki sorduğumuz temel sorunun cevabı nedir?

 Sex yaparak zayıflanır mı? 


Bu sorunun cevabı kesinlikle "HAYIR" dır. Sadece sex yaparak zayıflayamazsınız. çünkü cinsel ilişki esnasında salgılanan hormonlar yüzünden iç kimyanız kısa süreliğine değişir ve bünyeniz kısa süreliğine normalden daha farklı çalışır. Bir nevi turbo moda geçersiniz. Cinsel ilişki ardından harcanan aşırı enerji yüzünden kan şekeriniz düşer ve hemen bir şeyler yeme ihtiyacı hissedersiniz. Bu esnada vücudunuz normale dönmek için bazı özel hormonlar salgılamaya başlar. Sex sonrası aldığınız aşırı miktarda besin de tekrardan yağa çevrilip depolanır. Böylece harcadığınızdan fazlasını depolamış, kilo almış olursunuz. Aynı durum mastürbasyon için de geçerlidir. Mastürbasyon yaparak kilo veremezsiniz, zayıflayamazsınız.

Neden Şişmanlıyorum?

Göbekli Adam
Kendi kendime sıkca sormaya başladığım bir soru bu. Neden şişmanlıyorum ben? Neden durmadan kilo alıyorum? Kilo almamın sebebi olsa olsa içinde bulunduğum ve bir türlü çıkmayı başaramadığım kısır döngüdür diye düşünüyorum kendi kendime.

Bu döngü sanırım yaşam biçimimin bozulduğu yerden başlıyor. tüm gün on saat mesai boyunca aynı sandalyede bilgisayar başinda hareketsiz bir yaşam biçimiyle başlıyor kilo alma işi. Birbirinin ardı sıra içilen çaylar kahveler de cabası... Her ne kadar çayı şekersiz olarak içsem de kahvedeki seçimim ücü bir arada olanlarından. Geçen gün farkettim, yine kupama üçü bir arada kahvemi koymuşum ama karıştırmaya kaşık yok!.Ben de karıştırmadan içtim. Kahveyi bitirdiğimde dibinde kalan tortuyu gorunce birden her şeyin farkına varıverdim.Üçü bir arada kahvede baya şeker varmış meğer.Çay kahve ile birlikte yenen bisküvileri de hesaba katınca bu kadar kilonun nereden geldiğini anlamak için dahi olmaya gerek yok. Ancak ben size başka bir şeyden bahsetmek istiyorum.

Evet yaşam biçiminizdeki değişiklikler sonucu yeme içme düzeniniz bozuluğundan dolayı bir miktar kilo alabilirsiniz. Bu miktar 10 -15 kilo kadar olabilir. Burada önemli nokta şu; alınan bu kilolar sağlığı bozmadan nasıl verilecek? Bu soruyu çözmek gerek... Çözüm kilo almanın kısır döngüsünü anlamakta gizli.

Sadece gün içnde yediğim aburcuburu ve içtiğim neskafeleri kilo almamın, şişmanlamamın esas nedeni olarak göstermem pek doğru olmaz. Akşamları saat 8 den sonra yediğim ağır yağlı ve kalorili yemekler, yemeğin tiridine banıcam diye hapur hupur götürdüğüm beyaz ekmekler de cabası. Ekmeksiz doymayan bir milletiz. Haliye ben de yemeklerde ekmek olmadan edemiyorum. ekmek sofrada olmasın hemen eksikliğini hissediyorum. Hele ki akşam yemeğinde menemen varsa o zaman bir tabak yemekle koca bir ekmeği mideye indiri veriyorum. Sonrasında gelsin kilolar, lömbür lömbür göbekler, dar gelen pantolonlar vesaire vesaire.

Kilo aldığınız zaman hayat da zorlaşıyor. eskisi gibi atik hareket edemiyorsunuz. gıdığınz çıkıyor ve tipiniz bozuluyor. Göbeği saklamak için karnınızı içeri çektiğinizde bu sefer kamburunuz çıkıyor. Ayrıca karnınız çekik dolaşırken nedin nefes almanın rahatlığını da yaşayamıyorsunuz. Bu da sürekli bir sıkılma, bunalma hissi oluşmasına sebep oluyor. Ardından stres ve moral bozukluğu.

Moraliniz bozulunca mutlu olmak için şekerli tatlı aburcuburlara yumuluyorsunuz. Normal ve sağlıklı akşam yemekleri sizi tatmin etmiyor. Çünkü gün boyu sıkıldınız ve siz keif verecek yemekler gerek. siz de akşamları kebapçının fast-food restoranlarının kapısını aşındırıyorsunuz.  Bir de o yemeğin, kebabın üstüne künefe ya da profiterol; olmadı dondurmalı çikolatalı bir tatlı, pasta  her neyse. ynie mutlu olmak için yiyorsunuz.

Akşam yemek de bitti eve döndünüz bu sefer de kendi kendinize soruyorsunuz. Neden o kadar yedim diye, Hani daha az yiyecektim? Hani kendime söz vermiştim yediğim yemeklere dikkat edeceğim diye? N'oldu o sözler? Bu ve bunun gibi bir sürü soru tekrardan zihninize hücum ederken yediğiniz yemekten aldığınız zevk de öylece uçup gidecek. sonrasında yine moral bozukluğu ve yine can sıkıntısı. işte bu tam bir kısır döngü. Şişmanlamanın kısır döngüsü. Neden şişmanlıyorum sorusunun cevabı bu kısır döngüde saklı. Hepsi bu.

Eğer siz de kilo almaktan şikayetçi iseniz, birkaç gün boyunca kendinizi şöyle bir izleyin. Ve sizi şişmanlatan kısır döngüyü keşfedin. Kendi söngünüzü bulduğunuzda geriye bir tek onu  nasıl kıracağınızı planlamak ve yaptığınız plana bağlı kalmak kalıyor. Tabii ki bu kısır döngüyü kırabilmek için iradeli olmalısınız. İradenizi kullanıp kısır döngünün çarklarının dönmesine engel olmalısınz. Aksi takdirde kilo almaktan kurtulamazsınız. Zayıflamak ve diet uygulayabilmek için tek gereken iradedir.

13 Haziran 2013 Perşembe

İşe Giriş İçin Sağlık Raporunu Nereden ve Nasıl Alabilirim


İstanbul'da sağlık raporu veren hastaneler


İşe giriş için sağlık raporu nasıl alınır?

İşe Giriş İçin Sağlık Raporunu Nereden ve Nasıl Alabilirim

kurumsal bir firmada işe girmek için sağlık raporuna ihtiyacınız var ise bu şartı sağlamaları en mühim olanı
 işe giriş için gerekli doktor raporu
Özellikle kurumsal firmalarda ve devlet kurumlarında işe başlamadan önce işgörenlerden/işçilerden adli sicil kaydı, nüfus cüzdanı sureti,sağlık raporu ve ikametgah ilmuhaberi gibi sayıca ona yakın belgeyi hazırlaması istenir. Bu belgeler içinde elde edilmesi en uzun süreni sağlık raporudur. Yakın zamana kadar aile hekiminizden ya da bir verem savaş dispanserinden kısa sürede sağlık raporu alınabiliyorken, yeni çıkan yasa uyarınca aile hekiminin sağlık raporu vermesi yasaklanmıştır. Yani artık rapor almak için sağlık ocaklarının kapısını aşındırmak sadece bir zaman kaybı. Ayrıca aile hekiminize bu konuda ısrar etmeyin. Sağlık raporu ancak tam teşekküllü devlet ya da özel hastanelerden ve sağlık bakanlığının onay verdiği bazı kurumlardan alınabilir. Özel hastanelerden alacağınız sağlık raporları biraz tuzlu olabilir. ancak özel hastaneye rapor için başvurmadan önce tam teşekküllü olup olmadığını sorun soruşturun. Özellikle

 Aynı durum iş değiştirecekler için de geçerli. Eğer işinizi değiştirecekseniz yine tüm temel sağlık hizmetlerini verebilen bir özel hastane seçmelisiniz. Özel hastanelerin avantajı çalışanlar için normal mesai saatleri dışında da hizmet verebilmeleri. Eğer işe giriş için gerekli doktor raporunu özel bir hastaneden alacaksanız, akşam saat 6 dan sonra bu hizmeti verip vermediklerini sorun.



Şimdi lafı fazla uzatmadan İstanbul Avrupa Yakasında işe giriş için sağlık raporu veren devlet hastanelerinden bazılarını ve şartlarını sıralayalım:

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi:
Buradan sağlık raporu alabilmek için sabah 8:00'de hastanede olmanız gerekiyor. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi günde sadece 80 kişiye sağlık raporu verebiliyor. Bu sebepten erkenden hastanede olmanız tavsiye edilir. Vezneye bu yazının yazıldığı tarih itibariyle 15.50 TL ödeyip eğer özel bir tetkik yapılmayacaksa en geç bir saat içinde sağlık raporunuzu alabiliyorsunuz.

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Samatya Merkez Polikliniği:
Dahiliye 2 bölümüne işe giriş için sağlık raporu almak istiyorum diye başvuruyorsunuz. Hastanenin talep ettiği ücret 45 TL civarında ve raporu 4 gün sonra veriyor.

HASEKİ Eğitim ve Araştırma Hastanesi:
HASEKİ'ye işe giriş için sağlık raporu almak istiyorum diye başvuruyorsunuz. başvuru formunu doldurup gün alıyorsunuz. HASEKİ Hastanesi sağlık raporu için 80 TL civarında bir ücret talep ediyor.

Tüm bunlar haricinde özel hastanelerde SGK'nız varsa 50 TL SGK'nız yoksa 90 TL karşılığı rapor alınabilir. Tabi bu fiyatlar hastaneye göre değişebilir.




3 Haziran 2013 Pazartesi

Sigarayı Bırakmak


Sigara Alışkanlığından Kurtulmak İçin Öneriler


Temel sorunumuz; Sigarayı nasıl bırakırım? Sigara bağımlılığından nasıl kurtulurum?

1- Öncelike sigarayı bırakma konusunda kendinize güvenmelisiniz. Sigarayı bırakmak aslında önemlii bir kişisel başarıdır.
2- Sigarayı bırakmaya karar verdikten sonra hemen bu kararınızı uygulamaya koymalısınız.
3- Eğer sigara kullanmaya tekrar başlarsanız moraliniz bozulmasın. Unutmayın yılların alışkanlığını bir kerede bırakmak her zaman mümkün olmayabilir. Kendinize inancınızı yitirmeyin.
4- Sık sık sigarasız bir hayatın sizin için ne kadar güzel olacağını hayal edin. Sigara içmediğiniz her günün sizin için daha güzel, daha sağlıklı ve daha anlamlı olduğunu anlayın.
5- Sigarayı bıraktıktan sonra hayat tarzınızda değişiklikler yapın. Yeni yerler gezin, hobiler edinin. Bu noktada kafanızın dağılması ve sigara içme fikrinin beyninizden uzaklaşması önemli.
6- Sigara içmemek yani her gün yapmaya alıştığınız birşeyi yapamamak sizde bir eksiklik hissi uyandırabilir. eksiklik hissi kaybetme duygusunu bu duygu da yoksunluk korkusunu getirir. Böyle durumlarda sinirlemek bir savunma mekanizması olarak kendisini gösterir. Hissetiğiniz sinirin tepkisel olduğunu anlayın ve sakin olmaya çalışın. Merak etmeyin sigarayı bırakmakla birşey kaybetmediniz. Aksine hayatınızı geri kazandınız. Bunu unutmayın.
7- Her gün yaklaşık olarak yarım saat kadar egzersiz yapın. Spor yapmak hem bedeninizi dinçleştirir hem de moralinizi yükseltir. Yarım saat kadar spor yaptıktan sonra 10 dakika esneme hareketleri de yaparak vücudunuzu rahatlatın. vücudunuza ilgi gösterin. Bunun karşılığını yaşanan mutlu anlarolarak alırsınız.
8- Son olarak sigara aiçilen ortamlardan uzak durun.

Sağlıklı ve mutlu yaşamak


Sigarasız, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeniz dileğiyle.



19 Mayıs 2013 Pazar

Diyabet ve Ayak Bakımı


Ayak Bakımı İçin Püf Noktalar


  1. Her gün mutlaka ayağınızı kontol edin
  2. Ayak Prak aralarınıza bakın
  3. Küçük çizik yara kesik olup olmadığını kontrol edin.
  4. Bir ayna vasıtasıyla ayak tabanınızı kontrol edin
  5. Ayaklarınızı hergün yumuşak bir sabun ve ılık suyla yıkayın, temiz tutun.

Ayak ve Tırnak Bakımı Nasıl Olmalı?

* Ayaklarınızı özellikle tırnak aralarınızı özenle kurulayınız.
* Ayaklarınızda kuruma veya çatlama varsa tabanlarınıza ve ayağınızın üstüne nemlendirici krem sürün.
* Eğer kesik, yara, kızarıklık, sıcaklık artışı veya hassasiyet fark ederseniz doktorunuza danışın.
* Tırnaklarızını derin kesmeyin
* Tırnaklarınızın köşelerindeki derileri ve tırnak diplerinizdeki etleri kesmeyiniz
* Ayağınızda nasır varsa kendiniz müdahale etmeyiniz, doktorunuzdan yardım talep ediniz.

Diyabet Hastasına Uygun Ayakkabı Seçimi

- Ayaklarınıza tam uyan ve ayak parmaklarınızı içinde hareket ettirebileceğiniz ayakkabıları alın.
- Açık burunlı ve topuklu ayakkabı giymeyin.
- Her gün temiz çorapp giyin ve sıkı lastikli çoraplardan kaçının.
- Çıplak ayakla dolaşmayın.
- Giymeden önce ayakkabınızın içinde bir şey olmadığından emin olun. Minik bir taş ya da ayakkabı tabanında bir kıvrılma, ayaklarınıza zarar verebilir.

Diyabet Hastalarında Ayak Şikayetleri İçin Önleyici Tedbirler

* Ayak sorunlarına ait ilk belirtileri nasıl tanıyacağınızı öğrenin.
* Öğrendiklerinizi her gün uygulayın.
* Ayaklarınızı temiz ve kuru tutun.
* İyi bir şeker kontolü sağlayın.
* Her kontolünüzde diyabetinizle ilgilenen hekim ya da hemşirenizden yardım isteyiniz.

Diyabet Hastası İçin Ayak Bakımı




Bu bilgiler,
T.C. Sağlık Bakanlığı broşürelerinden alınmıştır.
http://www.saglik.gov.tr

14 Mayıs 2013 Salı

Milupa Devam Sütü İle 6 aylık Bebek İçin sabah Kahvaltısı Tarifi


6 Aylık Bebek İçin Meyveli Sabah Kahvaltısı



Bebeğim altı aylık oldu, altı aylık bebek ne yer ne içer? Kahvaltıda bebeğime ne verebilirim? Sorularına Milupa'dan lezzetli ve besleyici bir çözüm.

Milupa 8 Tahıllı Ballı Kahvaltı
Muz ResmiKayısı ResmiMalzeme Listesi:

150 ml. Milupa Devam Sütü(Çocuğunuzun yaşına uygun bir ürün seçin)
2 yemek kaşığı Milupa 8 Tahıllı Ballı Kahvaltı
1/8 haşlanmış yumurta sarısı
yarım kibrit kutusu beyaz peynir
1 tatlı kaşığı pekmez
Muz, kayısı veya diğer mevsim meyvelerinden birer dilim


Tarifi:
150 ml Devam Sütü’nü kutu üzerindeki talimata uygun olarak biberonda hazırlayın, bir kaseye boşaltınız. ıçine meyveler dışındaki diğer malzemeleri ekleyerek çatal ile iyice eziniz. Daha sonra meyveleri küçük küçük dilimler halinde veya ezerek bu karışıma ilave ediniz.

Bebeğinizin Sağlıklı Beslenmesi İçin Pratik Bilgiler:
- Meyveleri parçalı halde bırakmak bebeğin parçalı-pütürlü gıdalara geçişini kolaylaştıracaktır.
- Bebeğiniz kabız olduğu zamanlarda bu kahvaltı karışımına meyve olarak sadece kayısı ekleyerek hazırlayabilirsiniz.
- Yumurta sarısı ve peynir dönüşümlü olarak verilmelidir.
- Yumurta sarısı önce 1/8 miktarında başlanıp daha sonra yavaş yavaş artırılmalıdır, gün aşırı verilmelidir. 8 aylık bir bebek tam bir yumurta sarısını yiyebilir, 12. aydan önce yumurtanın beyazı verilmemelidir
- Beyaz peynirin tuzu akşamdan suda bekletilerek alınmalıdır. 7. ayında beyaz peynirin miktarını 1 kibrit kutusu büyüklüğüne çıkartabilirsiniz.

Besin değerleri:

Enerji : 221,97 kkal
Protein : 5,02 g
Demir : 4,5mg
C Vitamini : 22,3 mg (1 tatlı kaşığı muz katıldığı taktirde)





Bu tarif
Milupa'nın resmi sitesinden derlenmiştir.
http://www.milupa.com.tr